Anne Olmak Zor Mu? | Hayatın İçinden Gerçek Bir Anlatım

Anne Olmak Zor Mu?

Hiç içinden ‘Of… çok yoruldum. Ben bu kadar zor olacağını bilmiyordum.’ dediğin oluyor mu?
Peki o an zihnin hangi cümleyi tamamlıyor?
“Keşke şimdiden çocuk yapmasaydım…” mı,
yoksa “Ne kadar zor ve yorucu olsa da, iyi ki doğmuş.” mu?

Peki cevabın ilk seçenekse burada suçlu sen misin, bebeğin mi? İkiniz de değilsiniz tabiki. Bazen öyle anlar geliyor ki, insan sadece yoruluyor… Hem bedeni hem kalbi hem zihni. Ve o yorgunluk içinde kendine şu soruyu soruyor: “Ben bu karmaşanın içinde bir bebek sahibi olmaya hazır mıydım?”
Peki öyle düşününce kötü bir anne mi oluyorsun? Hadi gelin biraz hayatın gerçeklerini konuşalım.

Bazen kendime sessizce şu soruyu soruyorum: “Anne olmak gerçekten zor mu?”
Sonra derin bir nefes alıyorum ve içimden bir ses, “zor kelimesi bile yetmez” diyor. Çünkü anne olmak sadece “zor” değil… Anne olmak; tanımlanması güç, zaman zaman yorucu, çoğu zaman mucizevi ve kalbinin ritmini tamamen değiştiren bir yolculuk.

Bir sabah zorla uyandırılıyorum… Göz kapaklarım hâlâ yarı kapalı, uyku bedenime çökmüş. Ama yanaklarımda minik parmaklar dolanıyor, kulağımın dibinde “anneeeeğ, anneeeeğ” diye bi ses. İçimde bir ışık yakıyor. O minik parmakları avcuma alıp tek tek öpüyorum. Uykum bir anda dağılıyor. Mutfağa gidiyorum… Bir yandan kahvaltı hazırlıyorum, bir yandan ortalığı toplamaya çalışıyorum. O sırada bacağıma sarılıyor ve kucağıma almam için sızlanıyor. İşte o an fark ediyorum: Artık hayatım eskisi gibi sade değil; peki ben bu durumdan pişman mıyım? Tabiki hayır, bu karmaşanın içinde tarifsiz bir anlam var. Minicik bir anne olmak kalp seni hayatının baş köşesine koyuyor, güvendiği sığındığı tek liman olarak görüyor. Hayatını senden gördükleriyle senin öğrettiklerinle şekillendiriyor. Bunları düşününce yaşadığın o karmaşanın, yorgunluğun ne kadar anlamlı olduğunu bir defa daha anlıyorsun.

Anne olmak, bazen kendinden vazgeçmek değil; kendini yeniden keşfetmek demek.
Kendi yemeğini sona bırakmak, bölünen uykulara alışmak, planlarını ertelemek, hatta bazen tamamen unutmak…
“Önce ben” demeyi unutup “önce o” demeye gönülden razı olmak…

Ama tüm bu yorgunlukların arasında öyle anlar var ki…
Bir sarılışı, bir bakışı, bir kelimesi bütün gölgeleri güneşe çeviriyor.
Bir “Anne, seni çok seviyorum” cümlesi, gün boyunca yaşadığım her sıkıntıyı silip süpürüyor.
Bir tebessümüyle içimde tarifsiz bir huzur, bir başarısıyla göğsümde taşınamayacak kadar büyük bir gurur, düştüğünde ise ona yetişmek için içimden fışkıran bir koruma içgüdüsü beliriyor.

Evet… Anne olmak zor.
Ama bu zorluğu güzel yapan şey, içinde saklı olan mucize.
Bazen kendimi yetersiz hissediyorum, bazen her şeyi yanlış yaptığımı düşünüyorum.
Sonra geliyor o bakış… Güvenle bakan gözleri, ellerimi hiç bırakmak istemeyen sıcacık avuçları… O an şunu anlıyorum:
Ben mükemmel olmak zorunda değilim.
Ona sevgimle, şefkatimle, varlığımın en doğal hâliyle yetiyorum.

Anne olmak bana sabrı öğretti. Güçlü olmayı, ama en önemlisi sevginin aslında ne kadar sınırsız olabileceğini öğretti. Belki de bir annenin en büyük gücü, bin kere yorgun düşse bile bir kez bile pes etmemesinde saklıdır.

Evet sevgili anne, anne olmak gerçekten çok zor ama bir o kadar da güzel, bir o kadar da özel, bir o kadar da mucizevi.

Ve belki de anne olmanın en büyülü yanı, tüm zorlukların içindeki o küçücük ama kocaman mutluluk anlarının, hayatın tüm yükünü hafifletmesi. Çünkü bu hikâyede “zor” olan şeyler, güzellikleri çok daha değerli kılıyor.

share Paylaş facebook pinterest whatsapp x print

Benzer İçerikler

gusül boy abdesti
Gusül Abdesti Nasıl Alınır?
Depremlerin İnsan Hayatına Etkisi
8 Mart Dünya Kadınlar Günü Tarihçesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajları
paskalya
Bugün Paskalya mı? (5 Mayıs 2024)
Havuz ve Denizden Bulaşan Hastalıklar Nelerdir?
Vücut Beni
“Ben” Taramaları Türkiye Genelinde Ücretsiz Başlıyor

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hayata Yönelik | © 2025 | Hayata Yönelik Bilim-Teknik, Teknoloji, İnternet, Psikoloji, Sağlık, Eğlence ve Bilgi Blogu